| Question | Answer |
|---|---|
| yesterday night | dün akşam |
| documentary | belgesel |
| I watched a documentary last night about thingies. | Dün akşam şeyler hakkında bir belgesel izledim. |
| trash, rubbish, garbage | çöp |
| [Lit.] Did you thing'd the trash? | Çöpü şey yaptın mı? |
| Did you take out the trash? | Çöpü çıkardın mı? |
| We haven't met up with Ceren since the thingie. | Ceren'le şeyden beri görüşmedik. |
| We haven't met up with Ceren since the vacation we went on together. | Ceren'le beraber gittiğimiz tatilden beri görüşmedik. |
| Did you tell my dad the thingie? | Babama şeyi söylediniz mi? |
| The teacher gave us thingies to do at home. | Evde yapmamız için öğretmen bize şey verdi. |
| There are three things in Mecidiyeköy that I need to buy. | Mecidiyeköy'de almam gereken üç tane şey var. The literal translation would be:
In Mecidiyeköy, there are three things my buying needed. |
| They are going to thing the thingie. | Şeyi şey yapacaklar. |
| Didn't the dogs have a thingie? | Köpeklerin şeyi yok muydu? |

