Usages of rüzgâr
Rüzgârda dudaklarım kuruyor, bu yüzden merhem sürüyorum.
My lips dry out in the wind, so I apply ointment.
Rüzgâr artınca, ben balkondan içeri giriyorum.
When the wind gets stronger, I go inside from the balcony.
Erik toplamak için bahçeye çıktık, ama rüzgâr yüzünden çabuk döndük.
We went out to the garden to pick plums, but we returned quickly because of the wind.
Hırkanı unutma; akşam rüzgâr çıkarsa dolmuş beklerken üşüyebilirsin.
Don’t forget your cardigan; if the wind picks up in the evening, you may get cold while waiting for the dolmuş.
Dünkü rüzgâr yüzünden kapının sürgüsü biraz gevşemiş.
Because of yesterday’s wind, the door bolt has loosened a little.
Kulaklarım rüzgârda çok üşüyor, bu yüzden dışarı çıkarken bere takıyorum.
My ears get very cold in the wind, so I wear a beanie when going outside.
Teyzem çantasına bir hırka koydu, çünkü gece rüzgâr olabilir.
My aunt put a cardigan in her bag because it may be windy at night.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.