Usages of bağlamak
Kravatımı bağlamak zor olabilir, fakat çabuk alışacağım.
(Tying my tie may be difficult, but I’ll get used to it quickly.)
Ben bisikletimi ağaca bağlıyorum.
I am tying my bicycle to the tree.
Kızım, pastanın etrafına mavi kurdele bağlamış; davetliler görünce çok beğendi.
My daughter tied a blue ribbon around the cake; the guests liked it a lot when they saw it.
Arabalı vapur palamarla bağlandı.
The car ferry was tied with a mooring line.
Çadır kazıklarını çaktık ve çadır iplerini bağladık.
We hammered in the tent pegs and tied the guy lines.
Çadır kazıklarını çakmakla kalmayıp çadır iplerini de yeniden bağladık.
We not only hammered in the tent pegs but also tied the guy lines again.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.