Usages of umut
Beklentilerimi karşılayacak vaatler, kalbimi umutla doldurur.
Promises that will meet my expectations fill my heart with hope.
Umut büyüyor.
Hope is growing.
Film dramatik, ama sonunda umut var.
The film is dramatic, but there is hope in the end.
Gün batımı, deniz ve gökyüzüne umut veriyor.
The sunset gives hope to the sea and the sky.
Öğrenciler, projeyi başarıyla tamamladıklarını düşünüp, öğretmenlerine “Bunun sayesinde geleceğe emin adımlarla yürüyeceğiz,” diye umutla söylediler.
The students, thinking they had successfully completed the project, told their teacher with hope, “Thanks to this, we will walk confidently into the future.”
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.