Usages of büyülemek
Film, muhteşem efektleriyle izleyicileri büyüledi.
The film captivated the audience with its magnificent effects.
Müzik beni büyülüyor.
The music captivates me.
Film, sürükleyici sahneleriyle izleyicileri büyüledi.
The film captivated the audience with its gripping scenes.
Sporcuların sahadaki kıvrak hareketleri izleyicileri büyüler.
The players' agile movements on the field captivate the audience.
O, hayalperest düşünceleriyle herkesi büyülüyor ve enerjisini canlandırarak ortamın havasını değiştiriyor.
He captivates everyone with his dreamy thoughts and enlivens the atmosphere with his energy.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.