Usages of meğer
Telefonumu kaybettim sanıyordum, meğer kayıp değildi, masanın altında buldum.
I thought I lost my phone, but it wasn’t missing; I found it under the table.
Meyveler meğer tazeymiş.
Apparently, the fruits are fresh.
O kitaptan bir alıntı paylaştım, haklı olduğumu düşündüm ama meğer yanılmışım.
I shared a quotation from that book, I thought I was right, but it turns out I was mistaken.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.