Usages of kararlaştırmak
Arkadaşım ile ortak bir plan yaparak kasabada ağaç dikmeyi kararlaştırdık.
By making a common plan with my friend, we decided to plant trees in the small town.
Arkadaşım ve ben hafta sonu kütüphanede buluşmayı kararlaştırdık.
My friend and I decided to meet at the library on the weekend.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.