Usages of eşsiz
Ben bu taze meyvelere bayılıyorum, tatları gerçekten eşsiz.
I absolutely love these fresh fruits; their taste is truly unique.
Tablo eşsiz.
The painting is unique.
Sanat insanların duygularını özgürce yansıtabilmesi için eşsiz bir alandır.
Art is a unique field for people to freely reflect their emotions.
Ben, dijital fotoğraf makinesiyle eşsiz anılar kaydediyorum.
I capture unique memories with my digital camera.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.