Usages of kısa sürede
Geçen hafta yan komşunun mutfağında küçük bir yangın çıktı, neyse ki kısa sürede söndürüldü.
Last week, a small fire broke out in my next-door neighbor’s kitchen; luckily, it was extinguished quickly.
İlaç kısa sürede işe yarıyor.
The medicine works in a short time.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.